|
Haftasonu arkadaşımın yeni Punto Evo'sunu teslim aldık. Arkadaşım önceden otomatik vites kullanmadığı için aracı ben teslim aldım ve şehir içinde uzun uzun deneme fırsatım oldu. Yeni bir Colt kullanıcısı olarak her iki aracın iyisiyle kötüsüyle farklılıklarını yazıyorum:
- Öncelikle itiraf etmek lazım Punto Evo için Fiat yapabileceğinin en iyisini yapmış. Bu sınıftaki bir araca koyulabilecek herşeyi koymuş, hatta fazla fazla koymuş. En çok hoşuma gidenler, ESP ve Hillholder ın otomatik viteslerde standart olması. - Start&stop tüm araçlarda standart. Tabi bu özelliğin faydalı olup olmaması yoruma açık. Ben açıkcası çok beğenmedim, çünkü ışıklara gelince araç stop etmiş gibi oluyor. Her sefer sağdaki soldaki araçlar kafaları çevirip "Yazık, acemi heralde" der gibi bakıyorlar. Ayrıca uzun vadede bujilere fazla yüklendiğinden dolayı sorun çıkarabileceğini düşünüyorum. Bir olumsuz yanı da, bu özelliği kapatsanız bile, bir sonraki kullanımda kendi kendine yine aktif olması. Yani her araca bindiğinizde kontağı çevirip bu özelliği kapatmanız gerekiyor - Aracın içi ve konsolu gerçekten etkileyici. Piyano siyahı kaplı göğüs ve sportif göstergeler göz dolduruyor. Arkadaşıma aldığımız aracın dışı beyaz, içi ise koltuklar ve konsol olmak üzere kırmızı. Dolayısıyla çok hoş bir kontrast oluşturuyor. İç aydınlatma gerçekten estetik ve kapı kollarındaki ve torpido üzerindeki loş aydınlatmalar iç mekana ayrı bir hava katıyor. - Dijital klima çift yönlü, yani sürücü ve yolcu tarafı sıcaklıkları ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Bu özellik benim Honda Civicde bile yok (C segmenti). O yüzden ayrı bir dikkatimi çekti. - Ön görüş oldukça başarılı, görüşü engelleyebilen A sütünları mantıklı bir kalınlıkta tutulmuş. Ancak aynı şeyi arka görüş için söyleyemeyeceğim. El aynası boyutundaki dikiz aynası yüzünden arka tarafı görebilmek için kafanızı sağa sola hareket ettirmeniz gerekiyor. - Yol bilgisayarı oldukça zengin bir menüye sahip. Araçla ilgili tüm uyarıları 2 satır halinde yazılı olarak sürekli geçiyor. Hava durumu, motor ve yağ durumu, bakım periyodlarını vs. sürekli ekranda görebiliyorsunuz. - Dış tasarım olarak eski moda çizgiler var. Özellikle beyaz araçta ön kısımdaki siyah plastikler ve arka stoplar çok sırıtıyor, araçla uyum içinde değil. Sanki sonradan modifiye edilmiş gibi gözüküyor. Ayrıca ön çizgi ve arka çizgi farklı tasarımcıların elinden çıkmış gibi. Biri gel gidelim diyor, diğeri kır kıçını otur diyor sanki. Dış tasarım olarak ne makyajlı ne de makyajsız Colt un yakınından bile geçmiyor. - Süspansiyonlar oldukça sert. Makyajsız kasayı bilmiyorum ama Colt'un süspansiyonları bu ölçülerdeki ve ağırlıktaki bir araca göre gayet makul ve rahat. Ancak Evo da, her çukur ve kasisi böbreklerinizde hissediyorsunuz. Araçta yay yerine kalas kullanmışlar sanırım. - "Bu da olsun" diye konulmuş bir çok özellik araçta sırıtıyor. Örneğin kol dayamayı kullandığınızda sağ omzunuz neredeyse kulağınıza değiyor. Şaka yapmıyorum, gerçekten böyle. Beşinci saniyeden sonra kol dayamayı direk kaldırdım. Ayrıca sportif göstergeler hoş duruyor ama 77 beygirlik bir araçla hangi spor yapılabilir anlamadım. B segmentindeki araçlara bu tip sportif ayrıntıların eklenmesi bence komik oluyor. Küçük Momo direksiyon, yarış koltukları, Ralli tipi ikili emniyet kemeri, GT tipi kanat ya da kısa vites kolu gibi. - Koltuk ayarlamak, atom çarpıştırmaktan daha zor bu araçta. Ayar kolu, koltukla yan kapı sütünu arasında sıkışmış. Ayarlayabilmek için evliya sabrına, çelik gibi sinirlere ve kanca gibi bir kola ihtiyaç var. - Benzin depo kapağı içerden açılmıyor ve kontak anahtarıyla açılıyor??? Fiat beni arasaydı, tanesi 4 kuruştan 10.000 tane tel gönderirdim. En azından Türkiyeye gelenlere koyarlardı. Alevli malevli iç aydınlatma için paraya kıyıp, bu tel için cimrilik yapmaları hoş olmamış.
Gelelim benim için en önemli teknik ayrıntılara
- Aracın motoru 77 beygir. Tekrarlıyorum 77 beygir.. Üniversitedeyken bitirme projesi olarak hazırladığımız robotun gücü bile 35 beygirdi. Araç kelimenin tam anlamıyla gitmiyor. Hani gaza basma şiddetinizle arabanın ivmelenmesi arasında bir orantı vardır. Bu araçta öyle birşey söz konusu değil. Gaza ister basın ister basmayın, araç kendi uygun gördüğü şekilde gidiyor. Gazı köklediğimde bile araç "Delikanlı hele bi dur, bi soluklan" der gibi davranıyor. Motor gücü gerçekten bir baş ağrısı ve üzüyor. Tahminim ve umudum, Fiat'ın 90 beygirlik motorunu bu sene sonunda bu araca da eklemesi. Yoksa bunca özellik eklenmiş bir araca yazık olur. Evo dan inip Colt'a bindiğimde motor gücünün ve kalitesinin ne olduğunu, bir kez daha hissettim. Gaz pedaline basınca arabalar gidiyor...muş - Vites kutusu en az motor kadar sıkıntılı. Her vites geçişinde öne ve arkaya ritmik hareketler yaptırarak bel ve boyun bölgesindeki kireçlenmeleri önlüyor. Otomatik viteslerde, değişim sırasında çok ciddi yığılma oluyor. Colt'larda bu geçişler çok daha makul seviyelerde. Ayrıca BMW lerde de olan ve anlam veremediğim, geriye çekince vitesin büyümesi ileri itince küçülmesi ise hakkaten kafa karıştırıcı ve bence tehlikeli
Gelelim kullanmakta olduğum makyajlı Colt CZ3'e. - İç tasarımı direk geçiyorum çünkü bahsedecek birşey yok. Özellikle Evo'yla karşılaştırırsam biraz mahçup olurum. Malzeme kalitesinden iç tasarıma kadar bir çok konuda Colt maalesef sınıfta kalıyor. İkinci el Colt bakarken, incelediğim tüm Colt'larda kapı ve göğüsteki plastik parçaların tamamının bi şekilde yerinden oynadığını ve bastırınca çıtırdadığını görmüştüm. Şimdilik benim araçta yok ama 10 bin- 20 bin km lerde bi daha gözden geçireceğim - Dış tasarım konusunda Colt kesinlikle 5-6 adım önde. Makyajsız kasa özellikle ön kısmı ve CZ3 lerdeki stop tasarımıyla hep çok hoşuma gitmiştir. Evo da eksik olan tasarımdaki bütünlük Colt'ta sağlanmış. Artık bizim gözümüzün alıştığı ama aslında oldukça dikkat çekici olan bir çok ayrıntı, Colt'u dış tasarım olarak kendi sınıfında özel kılıyor. - Motor gücü konusunda CZ3, 95 beygir ve 125 Nm torkuyla fazlasıyla tatmin edici. 2 aydır kullanıyorum,ne bir yokuşta ne sıkıntılı yollarda ne de hızlanma yavaşlama durma konularında beni üzdü. Aracın hafif olması da bu konularda avantajını hissettiriyor. Evo'yla sadece bir kez sollamaya kalkıştım ve karşı şeritten gelen Yusuf Yusuf sesleriyle sollamaktan vazgeçmem bir oldu. (Sesler benden de gelmiş olabilir) - Enteresandır, Colt un beyazı ile Evo beyazı arasında çok ciddi bir fark var. Colt porselen beyazı olarak geçiyor ve gerçekten çok kaliteli duruyor. Aynı tonu yeni Lancer'da da gördüm ve Mitsubishi'ye özgü bir renk diye düşündüm. Evo'daki beyaz daha çok şirket arabası beyazı gibi duruyor. Zaten şah olan dış tasarımı iyice şahbaz oluyor bu renk tonuyla. Ayrıca Evo'nun siyah rengini de inceledim. Uzaktan şık gözüküyor ama yakınına geldiğinizde, bir de güneş ışığı varsa, araba patlıcan gibi mosmor gözüküyor. Niye böyle birşey yapmışlar anlam veremedim. - Vites geçişlerinde, yarı otomatik şanzımana göre gayet rahat geçişlere imkan veriyor Colt. Ayrıca ileri itince vitesi büyültüyor, geri çekince küçültüyor. Bu sanki daha mantıklı.. - Geri görüş rahat, ön görüş de başarılı ama belki A sütünu daha ince olsa daha güzel olurdu. - Colt'larımızda ESP, VSA, Hillholder gibi özellikler yok ancak inanın Evo'da sürekli kendimi diken üstünde hissettim. Aracın ön tasarımı ve kaporta sacı bi şekilde güven vermiyor. Colt'ta ise çok daha güvenli bir kafes tasarımı var. Bu da hemen hemen herkes için çok önemli bir ayrıntı.
Özetlemek gerekirse,
Fiat hiçbir zaman başarılı olamadığı motor ve şanzıman kutusundaki eksikliklerini elektronik ekipmanlarla, bol makyajla, ve estetik detaylarla kapatmaya çalışmış. Ortaya çıkan sonuç iyi mi? Bence şehir içinde kullanılacak bir araca göre iyi, hem de bu paraya karşılığını fazlasıyla veriyor. Özellikle bayanlar için ve ayağımı yerden kessin diyenler için ideal. Mitsubishi ise, araba konusunda tecrübeli herkesin bildiği ve tanıdığı motoruna güvenerek, özellikle iç tasarımı ikinci plana atmış ve araba böyle olur demiş. Colt CZ3 benim amacıma fazla fazla hizmet eden ve aldığım günden beri keyifle kullandığım bir araç. Bu son makyajda da iç tasarımı toparlamadığına göre bir sonraki kasaya kadar iç kısımda çok ciddi bir değişiklik yapmayacaktır. Ama keşke Fiat ın bu stratejisini biraz da olsa uygulasa, geniş bir müşteri portföyü olan B segmentinde adını çok rahat duyurabilir. Evo'yu alan herkes "Fiat olmasına rağmen" alırken, maalesef Mitsubishi kaliteli motorunu ambalajlamayı becerememiş.
Biraz uzun oldu, ben de bittikten sonra farkettim. Okuyan herkese sevgiler saygılar.
|